HACI BEKTAŞ VELİ'NİN SEÇME SÖZLERİ

İsmail Özmen

                                      — I —

    -Oturduğun yeri pak et, kazandığın lokmayı hak et.

    -Ulfet (buluşma) hem zehirdir, hem pan zehirdir

    -Çalışmadan geçinenler, bizden değillerdir

    -Mülk âlimin şeytanıdır

    -Marifet, nefsi silmek değil, bilmektir

    -Alimin uykusu cahilin ibadetinden üstündür

    -Okunacak en büyük kitap insandır

    - Eline, diline, beline, işine, eşine, aşına sahip ol.

    - Yetmiş iki milletin hepsine aynı nazarla bak.

    -Asalet, duruluk ve doğruluktur.

    -Hak güneşten daha zahirdir.

   - Asıl körlük, nankörlükdür.

    - Gözlüye gizli yok.   

    - En büyük keramet, çalışmaktır.

    - İmanın kemâli, ahlâk güzelliğidir.

    -Mürşit, alıcılık değil, vericiliktir.

    -Âlem Âdem, Âdem de Âlem içindedir.

    - İnsanın cemali sözünün güzelliğidir.

    -Gözü ileride, gönlü geride olan kimse, yola gidemez.

    -Zahiri hüsn-i ebed (huy güzelliği), batıni hüsn-i ebedin (iç güzelliği) ünvanıdır.

    -Fikirsiz âlim Nuh'suz gemidir, zikirsiz derviş nursuz kandildir.

   -Fakir o kimsedir ki, onun Allah'tan başka kimseye ihtiyacı olmaz.

   -Kibir, bele bağlanmış taşa benzer, onunla ne gidebilir, ne de havada uçabilirsin.

   -Sevgi seven kişiyi niteliklerinden geçirmek ve sevgiliyi kişiliğiyle kanıtlamaktır.

    -İlim hakikata giden yolları aydınlatan ışıktır.

    - Arif odur ki, dünyadan ve onda olan nesnelerden haberi olmaya.

    -Göze nur gönülden gelir.                                    

    -Nefsine ağır geleni kimseye tatbik etme.

    -Arifler hem arıdır, hem arıtıcı.

    - Kendini temizleyemeyen başkasını temizleyemez.

    -Bambaşka bir halde yaşayan, ama o halinde Allah'ı arayan kimsenin tutumu, Kur'an okuyan fakat gönlü Allah'da olmayan kimseden hayırlıdır.

    - İslâmın temeli ahlâk, ahlâkın özü bilgi, bilginin özü akıldır.

     -Yolumuz, ilim irfan ve insanlık sevgisi üzerine kurulmuştur.

      (R. Yörükoğlu, Okunacak En Büyük Kitap İnsandır. s: 206-207)

                                        — II —

— Dört türlü cömertlik vardır. Mal cömertliği Bay'lara (zenginlere),ten cömertliği: Gâzî'lere, gönül cömertliği: Ârif'lere, can cömertliği: Âşık'lara mahsustur.İnsana candan aziz bir şey olma dığı gibi Cenâb-ı Hakk'a da kul'dan yakın hiç bir şey yoktur.

 — Yakyn, Allah'ta yok olmak ve Allah'la bakaa bulmak hâlidir.

— İbadetin yeri başka, iş'in yeri başkadır.

— Gerçek bir dervîş hiç  kimsenin verdiği üzüntüden sıkılmaz ve kırılmaz.             

   -Cüvânmerd oldur ki kırılmağa değer  kimseyi bile kırmaz.

— Fakırlık, her yoklukta sâkin olmak ve her varlıkta elde olanı dağıtmaktır. Yani yokluk ile arası iyi olmak, onunla uyuşmak ve varlıktan kurtulmaktır. Her çeşit yoksulluktan korkan ara bozucu dur. Gerçek Fakıyr'in Hakktan gayrıya ihtiyâcı yoktur.

—Mürüvvet, dost kardeşlerinin kusurlarını görmemezlikten, bilmemezlikten gelmektir.

     Onların zilletlerinden gaflettir.

— Kendisinden seyahat izni isteyen bir dervîşe:-Niçin seyahat ediyorsun? demiş. O da :

            -Akmayan su bozulur diye , demiş. Hazret-i Pir‘in cevabı  şu:

— Neden  deniz olmuyorsun ki hem akmaz hem de bozulmazdın?

— İki  nesne en büyüktür: İlim (bilgi) ve Hilim (yumuşaklık). Bilgi ile doğruya

    (Çalab'a) yol görünür, yumuşaklık ile insanlara katlanılır.

- Ölmeden ölünüz.
(Bedri Noyan Dedebaba, Bektaşilik Nedir? s: 32 )

         — III —

 

— Bizim meclisimizin tarafı yoktur.
— Bizim semahımız ilahi bir aşktır.
— Dinine dizlerinle değil, kalbinle bağlan.

—Ara bul. Her ne ararsan kendinde bul. Kendisini tanımayan Yaradan'ı da bilmez.
— Ellerin Kâbe'si var, benim Kâbem insandır.
— Kadınları okutunuz. Kadınları okumayan milletler yükselemez.

— Cennet için ibâdet geçersizdir (Tanrı için olmalı).

—İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.
— Doğruluk dost kapısıdır.

— İncinsen de incitme

— Elini tek, Dilini pek, Belini berk tut.

— Gazabını yutucu, Sır saklayıcı, Ayıp örtücü ol.

— Alın açıklığı, Sofra açıklığı, Gönül açıklığı....

— Aşına, Eşine, İşine  sahip ol.

— Marifet ehlinin ilk makamı edeptir.

 (Duran Ali Gülçiçek, Alevi Bektaşi Yolu, s: 125 )

                    — IV —

 

— İnsanlar beş kısım üzeredir:Kerimler, sahiler, bahiller, şahiler, leimler.

— Kerim: Yemez, verir.

— Bahil: Yer, vermez.

— Şak   :   Yemez ve vermez.

— Leim: Yemez ve vermez, hem de verene engel olur.

— Şahi: Yer ve verir.  (Hacı BektaşVeli Vasiyetnâmesi s: 95)

                                   ***

SEVGİ ÜZERİNE SÖZLERİ

 -Sevgi saygı üzerine kurulmuştur yapımız,/Tâ ezelden ebede açık durur kapımız,/Soframız da yenilen lokmalar hep helâldır,/Yiyenlere nur olur ekmeğimiz aşımız.

-Bedenin yakıtı aşk’tır.Aşk yeniler, dönüştürür, arındırır, Âlemleri Kutbu etrafında döndürendir. Varoluşun yakıtı, hiç bitmeyecek sonsuzlukta döngünün sebebidir.

-Elmas değerinde yan ki, geride kül bırakma. Eri her zerreye her cana nüfuz et, her zerre seninle nefes alsın ki, her zerreden yeniden Işk ile doğarak Can bulasın.

-Yönümü kaybetmişim Işk’ta. Sağ nere? Gerisi ilerisi mi var ki? Işk bu! İçsel olarak hiçleşen, zahirde zenginleşen bir yol’dur Işk. Bu yolda ne canlar feda oldu Işk’a. Nar-ı kadehlerle doldu Mansur oldular kavuştular Sevgili’ye.

-Ve O’nun sevgisinin kudreti, âriflerin gönüllerindeki Aşk ateşi ile diner, dönüşür ve yayılır sessizlikte.

-Sevgi muhabbeti kaynar yanan ocağımızda, bülbüller şevke gelir gül açar bağımızda, hırslar, kinler yok olur aşkla meydanımızda, arslanla, ceylan dostur kucağımızda.

-Okunacak en büyük kitap insandır.Dileyene tüm kapılar açılacaktır.

-Madde karanlığı, akıl nûru ile; cehâlet karanlığı, ilim nûru ile; nefis karanlığı marifet nûru ile; gönül karanlığı da aşk nûru ile aydınlanır.

-Ben değişenim, O değişmeyen, Ben etrafında sonsuzca dönen, O çekimiyle tanzim eden. Ben renkten renge bürünen, O tüm renkleri bünyesinde toplayan, Ben her noktada gezinen, O noktasızlıkta biçimsizleşen. Ben mi kaldı geriye, Ben’den?

-Bir kör bir körü götürürse ikisi de çukura yuvarlanır.

-Aşk dile gelse konuşsa, sağır ise ne yazar! Aşk renge gelse, ışık olsa parlasa, körse neye yarar?En güzel ırmak olsa, serinlikte üşütse, çağlasa, yaşamıyorsa, ölmüşse var mı hiçbir faydası?

-Tennurunu ateşle sevginle. Ve yola çık. Bir Nuh ol âlemleri seyre dalan, yüreğindeki çiftlerle. Beden geminin dümeni yok. Onun dümeni sadece yüreğin, yüreğindeki sonsuz sevgi, aşkın ateşi. Tennure bile ateşlemiş de gezdirmiş diyar diyar Nuh’a tüm çiftlerle. En kutsal gemi “beden”dir. Ve kendi suretinden yaratılma.

-Gündüz şevk ile dünya işine, gece aşk ile ahiret işine.

-İsten beni, sizlere bulunayım.

-İsa dedi: ne mutlu insanın yediği aslana, ve aslan insan olacak;

-Aslanın yediği insana, ve aslan insan olacak!

-Şimdi, marifet, güneşe; akıl, aya; ilim, yıldıza benzer.

-Dünya karanlığını aydınlatan nur akıl’dır.

-Akıl en cehâletin karanlığını bile delip geçer.

-Aklın anahtarı ise O’dur.

-Her kulağı olan işitemez; her gözü olan göremez.

(Kevser Yeşiltaş, Işığın Dili Hacı Bektaşi Veli, s.156)

 

TEMEL DÜŞÜNCELERİNDEN ÖZLÜ TÜMCELER:

 -“İnsan ekmeğini kendi emeği, alın teriyle çıkarmalıdır.En büyük keramet çalışmaktır; çalışmadan geçinenler bizden değildir. -Oturduğun yeri pak et, kazandığın lokmayı hak et. -Marifet, nefsi silmek değil bilmektir. -Âlem âdem, âdem de Âlem içindir. -Okunacak en büyük kitap insandır. -Gözü ileride, gönlü geride olan kimse yola gidemez. -Yolumuz ilim irfan ve  insanlık sevgisi üzerine kurulmuştur. -Ve ilim hakikate giden yolları aydınlatan ışıktır.

 -İlimle araştırmalı, izlemeli, gözlemeli ve arştan yerin altına kadar her ne varsa kendinde bulma lıdır. Şimdi gök yer arasında birçok nesne vardır. Fakat insandan ulusu yoktur. -Bir olalım, iri olalım, diri olalım. -İlimle gidilmeyen yolun sonu karanlıktır. -İmdi gafil olan kimse, ilm ile irade-yi ezeliyeyi isteye, gözleye. Arştan ta tahtısaraya (yerin altına) değin ne kim varsa kendüde bile ve bula. Arş ile ferş (gök ile yer) arasında çok nesneler vardır. İlla âdemden ulusu yoktur. Dügeli (bütün) âlem, âdem içün halk olmuştur.”

(İsmail Kaygusuz, Görmediğim Tanrı’ya Tapmam, s.22, 34)

 

GÜNÜMÜZE ULAŞAN SÖZLERİNDEN BAŞKA BİR DEMET:

-Karşısındaki insanın iyi olmasını isteyen, önce kendisi iyi olmalıdır.

-Kendini tanımayan, Çalab'ı da bilmez.

-Biz dile ve söze bakmayız, öze ve hale bakarız.

-Ayağa kalkacaksan hizmet için kalk.Konuşacaksan hikmetli konuş.

- Oturacağın zaman da edeple otur.

-Hakikatın ilk makamı, toprak olacağımızın bilinmesidir.

-İnsanın cemali, sözünün güzelliğidir. Kemali ise işinin dürüstlüğüdür.

-Âlimin sohbeti, cahilin ibadetinden daha faydalıdır.

-Özünle, gözünle, sözünle işinde ol.

-Daima iyiyi, güzeli, doğruyu öğrenebilmek için okuyunuz, okutunuz.

-Edep urbasını sırtınızdan ölünceye kadar çıkarmayınız.

-Az konuşan, az yanılır.

-Âdem suretinde olan herkes âdem değildir.

-Gönül Kâbesini, üstün tutmak gerekir.

-İnsanın olgunluğu, davranışlarının doğruluğundadır.

-Kimsenin ayıbını arama, kendi ayıbını görür ol.

-Konuşmada acele etme, doğruyu söylemekten geri durma.

-Alınmayacak eşyayı satma.

-Çağrılmadan gitme.

-Sevgi ve acıma insanlık, hiddet ve şehvet ise hayvanlık vasfıdır.

-Ara, bul.

-İlimden gidilmeyen yolun sonu, karanlıktır.

-Murada ermek, sabır iledir.

-Araştırma açık bir sınavdır.

-Biliniz ve görünüz.

-İlmi ve bilgiyi yüce tutan kimse hiçbir zaman alçalmaz.

-Âlimlere ve kendini bilenlere alçak gönüllülük yaraşır.

-Allah'ı özümüzde; özümüzü Allah'ta bildik.

-Mü'minlerin gönlü Hakk'ın Kâbesi'dir.Gönül ile Hak Tealâ arasında hicap yoktur.

-İslâm'ın temeli güzel ahlâk; ahlâkın özü, bilgi; bilginin özü akıldır.

-Aşkın ateşinde yananlar bir daha yanmaz.

-Yolumuz ilim, irfan ve insanlık sevgisi üzerine kurulmuştur.

-Kur'ân senin içinde olup sen onun dışında kalmayasın.

-Bizim, meclisimizin tarafı yoktur.

-Gerçek farz, Allah'a muhabbettir.

-Bizim erkânımız, ahlâk-ı Muhammedî ve edeb-i Alî'dir.

-Aşk meydanı, erenlerin ve bilenlerindir.

-İnsanın kemâli, ahlâk güzelliğidir.

-Hakk'a erişebilmek için  büyüklere ve doğrulara yaklaşın.

-Maddeden Allah sırrına kadar her ne varsa kişi kendinde bile ve bula.

-Çalap, mü'min kulunun gönlündedir.

-Özünde ve sözünde temiz olmayanların, imanı tam değildir.

-Şükredenin yardımcısı Allah'tır.

-Allah ile gönül arasında perde yoktur.

(Dursun Gümüşoğlu & Julide Tokçiftçi, Bektaşîlık ve Bektaşîler s.20-21)